26 Ekim 2010 Salı

19 CU YÜZ YILDA GAZİANTEBİN UĞRADIĞI AFETLER

18 ci yüzyılın sonu 19cı yüzyılın ilk yılları Gaziantep için tam bir felaket yılları olmuştur. Özellikle 1780yıllarında üç paşanın Gaziantep üzerine yürümeleri ve yüzlerce kişilerin ölümüyle sonuçlanan ayaklanmadan sonra sıra ile Şafii zadelerin 17 öğrencisiyle ile birlikte uğradıkları korkunç akıbet Dalbadan oğlu ve Nuri Mehmet paşa olayları, Kalender paşa, Çapanoğlu, Mehmet Celalettin paşa ve Fevzi paşanın Maraş valilikleri zamanıondaki ayaklanmalar Emir yeniçeri çatışmaları ve nihayet Mısırlı İbrahim paşa saldırısı Gazianteplilere çok sıkıntılı günler günler yaşatmıştır. Bulardan halkın hafızasında en derin iz bırakanlar Çapanoğlu ve İbrahim paşa vakalarıdır.

10 Eylül 2010 Cuma

BATTAL BEY VE MAANOĞLU KÖPRÜSÜ

Hicri 1277 miladi {1861} yıllarında Antep, Halep Valiliğine bağlı bir kaymakamlıktı. İki şehir de İstanbul hükümeti emrindeydi Antep kaymakamı Battal Bey’di. Battal Bey hem zayıf yanı hem de kuvvetli tarafları olan bir kaymakamdı. Memleketine çok düşkün bir adamdı. Kaymakamlığı zamanında Fisalle isimli bir aşiret Sazgın dolaylarına geldi yerleşti bu aşiret 1000 çadırlık olup, onbin kadarda hayvanları vardı. Bunlar Halep’ten beri kondukları yerde çayır çimen bırakmadan Çekirge sürüsü gibi her tarafı talan ederlerdi. Sazgın’a kadar gelmişlerdi. Büyük bir aşiretti kimse onlara kalk git diyemiyordu. 

5 Eylül 2010 Pazar

ÇIKSORUT


Gaziantebin çeşitli özelliklerinden biriside halkın sahre dediğimiz piknik zevkine çok düşkün olduğudur Bu zevkini kandırmak için yer konusunda fazla titizlik göstermez. Bu nedenle Açkılarını yemek çıkınlarını sepetlerini alanlar Bu mevsimlik sahre yerlerine koşarlar. Örneğin baharın ortalarına doğru kavaklıktakilerin tencerelerini gözden geçirin hemen hemen bir çoğunda birkaç baş taze sarımsak can eriği bulunan yaprak sarması kaynar.

29 Ağustos 2010 Pazar

BOYACI CAMİ (KADI CEMALEDDİN CAMİ)

Halkın bazısı Boyacı cami der bazılarda Kadı Cemaleddin cami der. bu caminin yapılışı hakkında rivayet şöyledir. Bilindiği gibi ortaçağ derebeyliklerle menşurdur. Ozamanda dünyanın birçok yerinde bazı kimseler kuvvetleri sayesinde kendi başlarına buyruk olarak etrafına adamlarını toplayarak bir takım derebeylikler kurmuşlardır. Fakat zamanla bunların idarelerine karşı Halktan bazı kimseler isyan ederek kendilerine bağlı kişilerle beraber çeteler kurmuşlardır Dere beylerle çatışmışlardır. 

20 Ağustos 2010 Cuma

AYŞE BACI CAMİ


Bu cami İnönü Caddesi Kozanlı mahallesinde caddenin sol yanındadır. On sekizinci yüz yılın ilkyarısında Gaziantep in boyacı mahallesinde Mehmet oğlu Hacı Ali ağa adında bir adam varmış. Hacı Ali oldukça zengin hayırsever bir kimse imiş üç oğlu ve Ayşe adında dünya güzeli bir kızı varmış. Bu aile mutlu bir şekilde yaşarken Gelinlik çağına gelen Ayşe Hastalanıp yatağa düşer Günden güne sararıp solmaya başlar. Artık anne babasının göz bebeği Kardeşlerinin uçan kuşlardan sakındığı Ayşe derin bir sessizlik içine dalmıştır.

15 Ağustos 2010 Pazar

ŞEYH CAMİ VE HAMAMI

Gaziantep’te bu gün başta kale olmak üzere birçok eski eserler ve türbeler mevcuttur. Fakat bunlardan hiç biri Şeyh cami ve hamamı kadar halkı ilgilendirmemiştir. Bu ilgi yalnız Müslümanlara mahsus sanılmasın Ermenilerde [süng egna]Daha eskilerde kilise yapılacakmış yarım kamış. Dedikleri bu yere büyük bir ehemmiyet verirler ve daima ziyaret ederlerdi. Burası şehrin eski Antepliler tarafından bir dilek yuvası olarak kabul edilir. 

GAZİANTEP’TE NESİMİ HAKKINDAKİ SÖYLENTİLER


Eskiden beri muhitimizde Karacaoğlan’la Nesiminin bizim çevremizden olduğu söylenir. Bu kadar şair ve mutasarrıf arasında ikisinin benimsenmesi boşa olmasa gerektir.


Karacaoğlan’ın çevremizin adamı olduğu, tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık görülmektedir. Zaten edebiyat tarihleri Karacaoğlan’ın doğum yeri için kesin bir yer söylememiştir.