25 Nisan 2010 Pazar

ESKİ ANTEP’TE KÜLTÜR, MEDRESELER

1-) ESKİ ANTEP’TE KÜLTÜR

1071 Malazgirt zaferini takiben,Gaziantep ve çevresine 1084 yılından başlamak üzere,Selçuklular tarafından büyük kütleler halinde Türk boyları yerleştirilmiştir.Gaziantep ve çevresi, 9 asırdan beri güneyde Arap kültürüne karşı,doğuda İran kültürüne karşı,Anadolu Türklerinin güneydoğu bekçiliğini yapmaktadır.Coğrafi mevkii itibariyle Gaziantep,Ortadoğu ülkelerinin tam ortasında merkezi bir mevkide olup,kuzeyden Güney’e doğudan batıya gelip geçen ana yollar Gaziantep’ten geçmektedir...

18 Nisan 2010 Pazar

GAZİANTEP’TE KÖFTELER VE ÇİĞ KÖFTELER


Gaziantep’te İstanbul’ca bilinen köftelerden başka ana maddesini et ve simit “ ince bulgur” teşkil eden ve köfte şeklinde telaffuz edilen bir kısım yemeklere verilen addır. Etin yerini bazen sadeyağ ve zeytinyağı da tutar. Hatta domates, patates, un konulduğunda olur Bunlara göre köftenin adı değişir.

11 Nisan 2010 Pazar

ÖZGÜR GAZİANTEP


Antepliler 400 yüz yıl süren Osmanlı devrinde devamlı aşiret saldırılarına uğramıştır. Suriye çöllerinde üstlenen büyük Arap aşiretleri ve bu arada maviler, Kektik ate aşireti. Arap Bini Sait aşireti Ketik-en, Viranşehir Milli aşireti, Rişvan aşireti gibi birçok yabancı aşiretler, Ekonomik bakımdan daha iyi durumda bulunan Antep halklarını topraklarına karşı fırsat buldukça baskınlar ve yağmalar düzenlemişlerdir.

6 Nisan 2010 Salı

HAVA BULANIK BİŞİRİCİYE YANAŞMA

Gaziantep te olayların yarattığı atasözleri var. Bunlardan biride hava bulanık Beşiriciye yanaşma sözüdür. Gaziantep in Şehre küstü semtinde Beşirici diye bir yer altı havuzu ile yer altı mescidi ,gusülhane,beş altı da hela var.Buraya yirmi basım merdivenle inilir.Bu kastelin bulunduğu yerde Şehrin batısına nazaran biraz engindir [ Daha yirmi yıl evveline kadar yağmur çok yağdığında her tarafı sel basardı.Geçen dönemin belediye başkanı Sayın Celal Doğan beyin çalışmaları neticesinde bu semtimiz su basmasından kurtuldu.}

28 Mart 2010 Pazar

MÜTERCİM ASIM


   Ahmet Asım Efendi 1755 yılında Gaziantep’te doğdu. Babası Antep ulemasından mahkeme Başkâtibi Mehmet Cenanı efendidir. Tahsilini memleketinde yapmış ve Antebin âlimlerinden zamanının derslerini iyice ve mükemmel bir şekilde okumuştur. Türkçeyi, Arapça ve Farsçayı noksansız okuduğunu anlayacak bir derecede öğrenmiştir.

21 Mart 2010 Pazar

GAZİANTEP’İN ADLARI VE MANALARI

Bu yazımda, şehrimizin adı ve çeşitli anlamları üzerinde durmak istiyorum.
Hemen hemen bütün şehir ve kasabalar, tarih boyunca birçok ad değişikliklerine uğramışlardır. Gerek il adlanışları, gerekse sonradan ortaya çıkan değişmeleri belli bir kurala bağlamaya imkân yoktur.
İnsanlar, bazı adlanışlardaki sebep ve hikmeti kesin olarak anlayamadıklarından (isimler göklerden iner) diyerek işi kestirip atmışlardır. Bizim de eski adların manalarını ve konuluş nedenlerini bilemediğimiz için bu meşhur söze sığınmaktan başka çaremiz kalmıyor. Bununla beraber, bazı şehir ve kasabaların adlanış hikâyelerini ve manalarını az çok bilmekteyiz. Bu işte vaktin büyük rolü vardır.

7 Mart 2010 Pazar

OĞUZELİ


Bugün Gaziantep’in Güneydoğusunda “Sacır Suyu”kenarında kurulmuş bulunan Oğuzeli kazası ve çevresinden söz etmek istiyorum. İlçe merkezi olmadan önce Oğuzeli’nin adı   “Büyük Kızıl hisar Köyü”idi. Ama halk bu birleşik sözlüğü Kızıl hisar olarak söyledi. Oğuzeli yaşlılarının anlattıklarına göre köy eskiden şimdiki kasabanın kuzeyindeki bölümünü kaplammış. Bu yanı Sacır’a dayalı, diğer yanları kırmızı renkli kalın ve yüksek duvarlarla çevriliymiş. Kasaba içine muhafaza altındaki kapılardan girilir, bu kapılar geceleri görevliler tarafından kapatılırmış. İşte sözü geçen duvarların renginden ötürü bu yere Kızıl hisar adı verilmiştir.